PEDODONTİ

PEDODONTİ

PEDODONTİ - (ÇOCUK DİŞ HEKİMLİĞİ)

Çocuklara uygulanan her türlü tedavi ve koruyucu dişhekimliği işlemlerini yapan, bu konuda özel eğitim almış diş hekimlerine pedodontist (çocuk dişhekimi), bu diş hekimliği dalına da pedodonti denir. 

Pedodontist / Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı kimdir?

Pedodontist/ Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı, 5 yıllık diş hekimliği eğitimi sonrası, diş hekimliği fakültelerinin Pedodonti(Çocuk Diş Hekimliği) Anabilim Dallarında akademik hayata adım atarak, dişlerin gelişimi,olası problemlerin teşhis ve tedavisi, bebeklikten genç erişkinliğe çocuk psikolojisi,davranış yönlendirmesi..vb konularda eğitim alarak doktora ve uzmanlık eğitimini tamamlamayı başarmış uzman diş hekimlerine verilen ünvandır.

Pedodontistlerin tedavi yaklaşımları, aldıkları eğitim doğrultusunda, çocuklarda “diş hekimi korkusu” oluşmasını önleyerek tedavileri eğlenceli oyunlara dönüştürmeye yöneliktir. Kliniğimizde, çocuklarınızın kapsamlı muayeneleri sonrası; beslenme alışkanlıkları, çürük açısından taşıdıkları risk durumları ve bu risklere karşı koruyucu uygulamalar konusunda ebeveynler bilgilendirilmektedir. Ayrıca çocukların süt ve daimi dişlerinde oluşan çürüklerin teşhis ve tedavileri, erken süt dişi kayıplarında oluşması muhtemel çapraşıklıkların önlenmesine yönelik koruyucu ortodontik işlemler, kaygı ve endişesi fazla olan çocuklarda genel anestezi ve sedasyon uygulamaları alanında uzman kadromuz ile başarıyla uygulanmaktadır.

İlk diş muayenesi ne zaman yapılmalıdır?

Amerikan Pediatrik Diş Hekimleri Birliği (American Academy of Pediatric Dentistry-AAPD) ve Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organisation-WHO)  ilk diş hekimi muayenesinin ilk süt dişi çıktıktan sonra (genellikle 6 ay – 1 yaş arasında) yapılmasını önermektedir.

Pedodontistler çocuk psikolojisi ve davranış yönlendirme gibi konularda eğitim alan uzmanlar olduklarından, bu ilk muayenenin çocuk diş hekimleri tarafından yapılması oldukça önemlidir. Bu muayenede bebeklik döneminde dişlerin nasıl temizlenmesi gerektiği ebeveynlere anlatılmaktadır. Ayrıca yanlış beslenme alışkanlıklarına bağlı oluşabilen, halk arasında “Biberon Çürüğü” olarak da adlandırılan, Erken Çocukluk Çağı Çürüğüne karşı erken dönemde ebeveynlerin bilgilendirilmesi ileride oluşabilecek problemlerin önlenmesinde oldukça etkilidir.
Çocukların diş hekimiyle ilk tanışmalarının ağrılı ve zor geçebilecek bir seans yerine, keyifli ve eğlenceli bir ziyarete dönüşmesi siz ebeveynlerin elindedir.

İlk muayene öncesi ebeveynlerden beklentimiz;

Çocuğunuzun dişleri sürmeye başladıktan sonra ağrı, abse ..vs gibi bir problem olmadan bir pedodontistle tanışması için randevu alınız. Bu ilk randevuda çocuğunuzun hekimle kuracağı pozitif iletişim, ileriki dönemde karşılaşılabilecek problemlerin daha kolay ve sorunsuz bir şekilde çözümlenebilmesini sağlayacaktır.
Çocukların doğumdan itibaren edindiği korkular aslında genellikle ebeveynlerin çocuklarda yarattığı izlenimler ve sözel iletişimlerden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla bu ilk randevu öncesi çocuğunuza “korkma, acımayacak, iğne yapılmayacak, dişin çekilmeyecek/çekilecek” gibi cümleleri lütfen kurmayın. Kendi geçmiş deneyimlerinizden lütfen bahsetmeyin. Pozitif olumlamalar ile çocuğunuzu motive edin.

Süt dişleri önemli midir?


Bebeklikten çocukluğa uzanan zaman diliminde ağızda yer alan süt dişleri beslenme, konuşma ve estetik gibi pek çok göreve sahiptir. Bu dönemde süt dişlerinin yanlış beslenme, iyi olmayan oral hijyen..vb gerekçelerle çürümesi ve sonrasında kaybedilmesi çocukların beslenme problemlerine yol açmaktadır.

Başlangıçta çürükler henüz çok ilerlememişken yemek sonrası ağrı olarak kendini gösteren ağrılar ilerleyen dönemlerde devamlı, gece uykudan uyandıracak şiddette ağrılara dönüşmektedir. Dolayısıyla çocuklar yemek yemek istememekte ve yeterli beslenememe problemi ortaya çıkmaktadır. Gece uykularının bölünmesi ve çocukların düzenli uyuyamaması da tıpkı yetersiz beslenme gibi çocukların gelişimini olumsuz yönde etkileyecektir.

Ayrıca başlangıç aşamasındaki çürükler dolgu gibi basit tedaviler ile çözümlenebilirken, gece uykudan uyandıracak şiddette ağrılara dönüştüğünde daha ileri tedavi gereksinimleri (kanal tedavisi, çekim) ortaya çıkmakta; bu da çocuğunuzun koltukta geçireceği sürenin artmasına ve olası kooperasyon problemlerine yol açabilmektedir.

Konuşma ve kelimelerin doğru telaffuzunda önemli yeri olan süt dişlerinin erken kayıplarında fonasyon problemleriyle karşılaşılabilmektedir.

Süt dişleri ve daimi dişler kendi içlerinde muhteşem bir dengeyle tasarlanmıştır ve süt dişleri daimi dişler için önemli bir rehber görevi görmektedir. Daimi dişlerin sürmesi için mevcut yeri korurlar, çene ve kas gelişiminin sağlıklı olarak devam etmesini sağlarlar. Olası süt dişi kayıplarında yer tutucu gibi koruyucu tedaviler yapılmadığında, yan dişlerin boşluğa devrilmesi daimi dişlerde çapraşıklıklara ve ilerleyen dönemde ortodontik tedavi gereksinimlerine neden olmaktadır.

Ayrıca erken çocukluk döneminde çürükleri sebebiyle gülümseyemeyen ve ağızlarını kapalı tutma eğilimde olan çocuklarda ilerleyen dönemlerde özgüven problemleri oluşmaktadır. Çocuğunuzun güvenle gülümseyebilmesi siz ebeveynlerin elindedir...

 

Biberon çürüğü nedir?

Erken çocukluk çağı çürüğü ya da halk arasındaki ismiyle “biberon çürüğü” genellikle yanlış beslenme alışkanlıkları sonucu üst ön kesici dişlerde mat tebeşirimsi beyaz renklenmeler şeklinde başlayıp çok hızlı ilerleyen sonrasında dişlerin kaybına kadar gidebilen çürük tipidir. Aslında bu problemde etken biberon değil, biberonun içindeki süt/sıvıdır. Hem anne sütü hem inek sütü doğal olarak şeker içermektedir. Sütlerin içine katılan pekmez, şeker, tatlandırıcı diğer besinler de bu durumu kötüleştirmektedir. Bebeklerin gece yatmadan önce/uyku sırasında biberon ile beslenmeleri sütün uyku sırasında ağız içerisinde kalmasına, bakterilerin çoğalması için elverişli bir ortam yaratarak uyku sırasında azalan tükürük akışı ile çürüklerin oluşmasına neden olmaktadır. Bu nedenle özellikle gece beslenmesi sonrası dişlerin temizlenmesi büyük önem taşımaktadır.

Biberon çürüğünden korunmak için neler yapılabilir?


Bebeğinizin erken dönemde doğru beslenme alışkanlıkları kazanması, alınabilecek önlemler ve risk tayinin yapılabilmesi için; çocuğunuzun ilk dişleri çıktığında mutlaka bir pedodontiste /çocuk diş hekimine başvurunuz.
Bebeğinizi emzirerek ya da biberon ile uykuya dalmasına izin vermeyiniz. Eğer bu alışkanlıkları önleyemiyorsanız beslenme sonrası mutlaka su içiriniz.


Dişler sürmeye başladıktan hemen sonra parmak fırçalar ya da temiz tülbentler yardımıyla beslenme sonrası dişlerini temizleyiniz.
Biberonun içine pekmez, şeker ya da diğer tatlandırıcıları eklemeyiniz, emziğini bu maddelere batırıp çocuğunuza vermeyiniz.

Koruyucu diş hekimliği nedir?

Koruyucu diş hekimliği bebeğin ilk dişlerinin çıkmasıyla başlar ve ömür boyu sürer. Prensip olarak, çocuğun kendisine özel risk durumunun belirlenmesini takiben yine çocuğa özel hazırlanacak tedavi planlamasıyla problemlerin ortaya çıkmadan önlenmesini benimser.

Çocuk diş hekimliğinde koruyucu uygulamalar;

-Düzenli diş hekimi kontrollerini
-Diş sürme zamanlarının takip edilerek sağlıklı gelişimin sağlanmasını
-Oral hijyen eğitimini ve takibini
-Doğru beslenme alışkanlıkları konusunda ebeveynlerin bilgilendirilmesini
-Çürük risk durumunun belirlenmesini ve çocuğa özel koruyucu programın yapılmasını
-Fluorid uygulamalarını
-Fissür örtücü uygulamalarını
-Parmak emme, tırnak yeme, diş sıkma gibi zararlı alışkanlıkların durdurulmasını ve neden oldukları problemlerin çözümünü
-Yer tutucu gibi koruyucu ortodontik tedavileri içerir.

 

Süt dişleri erken dönemde çekilirse ne yapılmalıdır?


Süt dişlerinin beslenme, konuşma ve estetiğin yanı sıra altından gelecek daimi dişler için rehberlik yapma görevleri de vardır. Süt dişlerinin hemen altında konumlanan daimi dişlerin, sürerken süt dişlerini iterek ağız içindeki gerçek konumlarına ulaştıkları düşünülmektedir. Bu süreçte süt dişlerinin olası problemler (çürük, travma..vb) sebebiyle erken dönemde kaybı sonrasında, süt dişinin muhafaza ettiği yerin korunmaması, yandaki dişlerin boşluğa devrilmesine ve daimi dişlerin sürme zamanı geldiğinde doğru şekilde sürememesine, çapraşıklıklara neden olmaktadır. Bu da ilerleyen dönemde uzun süreli ortodontik tedavi ihtiyacı doğurmaktadır. Dolayısıyla süt dişlerinin erken dönemde çekimleri sonrası çekim boşluğunun yer tutucu olarak adlandırılan basit önleyici apareyler ile korunması hem çocuğunuzun dişlerinin doğru konumlanmasını sağlayacak, hem de ilerleyen dönemde oluşacak çapraşıklıkları önleyerek çocuğunuzu uzun süreli ortodontik tedavilerden koruyacaktır.

 

Çocuklarda diş ve çevre doku yaralanmalarında neler yapılmalıdır?


Çocukların düşme, çarpma gibi kazalar sonrasında ağız bölgesine aldıkları darbe sebebiyle, dişlerin kırılması, yer değiştirmesi ya da yerinde çıkması gibi durumlara çok sık rastlanmaktadır. Bu tür durumlarda en hızlı sürede bir pedodontiste başvurulması ve acil müdahalenin yapılmasıgerekmektedir. Ebeveynler ciddi bir durum olmadığını düşünseler bile bir pedodontist tarafından ağız içi değerlendirmenin yapılması, gerekliyse film ile durumun tespiti, olası problemlerin önüne geçilebilmesi açısından çok önemlidir.

Dişlerin alınan darbe sonrasında yerinden çıkması durumunda, en kısa zamanda kök kısmına dokunulmadan akan su altında yıkandıktan sonra, ağız içindeki yerine yerleştirilmesi bir pedodontiste başvurmadan önce yapılabilecek en uygun işlemdir. Eğer ebeveynler bu işlemi yapamazlarsa, dişin süt içerisine konularak en kısa sürede bir pedodontiste başvurmaları gerekmektedir.

 

Fluorid uygulaması nedir?

Fluorid uygulaması başlangıç aşamasındaki çürükleri kontrol altına alabilmek, diş minesini zararlı asitlerden korumak ve yeni çürük oluşumunu önlemek için bilinen en etkili ve basit yöntemdir. ABD ve diğer gelişmiş ülkelerde, çürük artışının önüne geçilebilmesinde en etkili yöntemin düzenli fluorid uygulamaları olduğu belirtilmektedir (The American Academy of Pediatric Dentistry - Guideline on Fluoride Therapy). Diş yüzeyine uygulanan jel ya da cila formları diş içeriğindeki kalsiyum ile birleşerek dişlerin zararlı asitlere karşı daha dayanıklı olmalarını sağlamaktadır. Doktorunuz yapılacak muayene sonrası çocuğunuzun ihtiyaçları doğrultusunda fluorid uygulama yöntemi ve sıklığı konusunda siz ebeveynleri bilgilendirecektir.

 

FİSSUR ÖRTÜLMESİ

Azı dişlerinin yüzeylerinde yer alan küçük çukurcuklara “fissür” denilmektedir. Bu çukurcuklar diş fırçasıyla temizlenmesi zor alanlar yaratmaktadır. Çiğnemenin etkin olarak yapıldığı azı dişlerinde, özellikle düzenli fırçalama alışkanlığı henüz oluşmamış çocuklarda, bu alanlarda başlayıp hızlı ilerleyen çürüklere çok sık rastlanmaktadır. Fissür örtücü uygulamalarının asıl amacı bu çukurcukların dolgu benzeri maddeler ile dişe zarar verilmeden doldurulması ve böylece fırçalama ile daha kolay temizlenebilir alanlar oluşturmak, olası çürükleri önlemektir. Bilindiği gibi “En akılcı tedavi hastalık oluşmadan önce yapılacak koruyucu tedavidir.

 

YEREL FLOR UYGULAMALARI

Koruyucu tedaviler diş çürüğü ve dişeti hastalıklarının oluşmasını önleyen işlemlerdir. Koruyucu işlemlerden olan florür uygulamaları sistemik (ağız yolu ile alınan) veya topikal (dişlerin üzerine etki eden) yöntemlerle kullanılır. Sistemik florür sudan alınabileceği gibi hekim tarafından tablet şeklinde de reçete edilebilir. Tabletlerin içindeki florür dozu çocuğunuzun ihtiyacı ve yaşına göre ayarlanmıştır. Bu nedenle hekiminizin kullanım önerilerine uyunuz. Florür tabletlerini çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklayınız. Gereğinden fazla dozda kullanılmasıyla terleme, bulantı, kusma, kaslarda kasılma ile seyreden zehirlenme tablosu olabilir. Bu durumda zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna gidilmesi gerekir. Topikal florürler evde kullanılabilen veya klinikte uygulanabilen ürünlerdir. Evde kullanılanlar florür içeren diş macunu, ağız gargaraları, sakızlar ve diş iplikleridir. Bu tür ürünlerin kullanımında hekim tavsiyesine uyunuz. Klinikte uygulananlar ise jel veya cila formundaki ürünler olup hekim tarafından  3-6 ayda bir dişlere sürülürler. Florürlerin dişe sürülmesi öncesinde dişler üzerinde biriken ve dişeti hastalığına neden olan plak ve diş taşlarının uygun aletlerle uzaklaştırılması ve daha sonra dişlere uygun patlarla polisaj (parlatma) işleminin yapılması gerekebilir. Dişlere florür sürülmesini takiben hekim tarafından belirtilen yeme/içme vb. kısıtlamalarına uyulması gerekir.

 

YER TUTUCU

Değişme zamanından önce çekilen süt dişlerinin veya erken yaşta kaybedilen daimi dişlerin yerine yapılan bir çeşit protezdir. Yapım amaçları, kaybedilen dişlerin yerlerine komşu dişlerin kaymasını önleyerek çapraşıklıkların ve kapanış bozukluklarının önlenmesi ve estetik, çiğneme ve konuşma fonksiyonlarının düzeltilmesidir. Kapanış bozukluklarının tedavisi daha zahmetli, uzun süreli ve pahalı bir tedavi şeklidir. Ancak yer tutucuya rağmen kapanış bozukluğu gelişebilir. Bu durumda yer tutucular gelişebilecek kapanış bozukluğunun daha hafif olmasını sağlayacaktır. Yer tutucuların yapımı için öncelikle çocuğun ağzından uygun kaşık ve ölçü maddeleri ile ölçü alınır (Sabit yer tutucu için önce dişe bant veya kaplama yapılır). Ölçü esnasında çocuklarda kusma ve bulantı meydana gelebilir. Laboratuvar işlemlerinin tamamlanma sürecine göre size verilen randevuda yer tutucu ağza takılır. Verilen randevu tarihine gelmeme durumunda yer tutucu ağza uymayabilir. Yer tutucuların kullanımı: Yer tutucuların kullanımı konusunda hassasiyet göstermeniz gerekir. Hareketli yer tutucular yemek yerken de ağızda kalmalıdır. Yemeklerden sonra hareketli yer tutucular ağızdan çıkarılmalı, dişlerin fırçalanmasını takiben yer tutucular da macun sürülmüş diş fırçası ile fırçalanmalıdır. Uyku öncesinde de benzer şekilde temizlendikten sonra temiz bir bardak su içinde saklanır. Sabah uyanınca tekrar ağza takılması gerekir. Ağızdan çıkarılıp uzun süre kuru kalması durumunda yer tutucu ağza uymaz. Yer tutucunun hekim tarafından ağza takıldıktan sonra evde çocuğun ağzına uymaması veya ağızda  rahatsızlık yaratması durumunda hemen hekime haber verilmesi ve bu sürede su içinde tutulması gereklidir. Yer tutucuların ağızda tutunması için kullanılan kancaları herhangi bir aletle düzeltmeyiniz. Bu işlem yer tutucunun bozulmasına neden olacak ve yeniden yapılması gerekecektir. Hareketli ya da sabit yer tutucular daimi dişler gelene kadar kullanılır. Yer tutucular çocuğunuzun çene gelişimini engellemez. Ancak sürekli büyüme ve gelişim gösteren çocuğun çeneleri de büyüyüp gelişeceğinden belirli aralıklarla değiştirilmesi gerekecektir. Yeni yer tutucunun tüm mali yükümlülüğü size aittir. Yer tutucular için 2 ayda bir kontrole gelmeniz gereklidir. Kontrole zamanında gelmemeniz yer tutucuların ağza uymamasına neden olur. Yer tutucuların kırılması, kaybedilmesi, kullanılmaması veya kullanım tavsiyelerine uyulmamasıyla yeniden yapımları gerekebilir. Bu durumda tüm mali sorumluluk size aittir. Hareketli yer tutucular takıldıktan sonra konuşma problemleri, yemek yeme güçlükleri, mide bulantısı ve tükürük artışı meydana gelebilir. Bu durumların hepsi geçicidir. Yüksek sesle kitap okumak ya da şarkı söylemek ile yer tutucuya alışmak kolaylaşacaktır.

 

AMPUTASYON

Süt ve genç daimi dişlerdeki çürüğün derin olması durumunda pulpa dokusu da (dişin iç kısmında damar ve sinir içeren doku) olumsuz etkilenebilir. Amputasyon, dişin pulpa dokusunun özel aletlerle uzaklaştırılıp dişin geri kalan kısmının sağlıklı bir şekilde kalmasını amaçlayan tedavi şeklidir. Kullanılan materyaller diş ve çevre dokulara en az zarar verecek şekilde geliştirilmiştir. Ancak her ilaç gibi yan etkileri oluşabilir. Diş tedavilerinin hepsinde olduğu gibi bu tedavide de her zaman başarı beklenemez. Amputasyon tedavisinde çocuğun hikâyesi, dişin fizyolojik özellikleri başarıyı etkiler. Amputasyon tedavisi sonrasında kanal tedavisine ya da dişin çekimine karar verilebilir. Amputasyon tedavisine çürük dişin tedavisi yapılırken karar verildiğinden ilk muayenede size bilgi verilmeyebilir. Ancak uygulama sırasında size bilgi verilecektir. Amputasyon tedavisi sonrasında dişin çekimine karar verildiğinde ilk yapılan tedavi planı değişebilir. Bu durumda ortaya çıkan mali yükten hekiminiz sorumlu değildir.

 

Sedasyon ya da genel anestezi altında diş tedavilerinin yapılması mümkün müdür?


Diş hekimi korkusunu aşamayan, tüm çabalara rağmen koltukta tedavi olmak istemeyen, endişe düzeyi çok yüksek çocuklarda diş tedavilerinin yapılabilmesi için sedasyon ya da genel anestezi uygulamaları tercih edilmektedir. Çocukluk döneminde bu tedavileri yaptırmak istemeyen çocuklara zorla müdahale edilmesi hem yapılan tedavilerin planlanan şekilde ve kalitede yapılmasına engel olur hem de ilerleyen dönemde ve yetişkinlikte diş hekimi fobisinin gelişmesiyle sonuçlanabilir. Dolayısıyla çocukları zorlamadan, gerekli sayıda koltukta tedavi denemesinde başarı sağlanamıyorsa sedasyon ya da genel anestezi tercih edilmelidir. Böylece hem tek seferde ağızdaki tüm problemleri çözmek mümkün olmakta hem de çocuklar kötü tecrübeler yaşamadan sağlıklarına kavuşabilmektedir.

Bu uygulamalar tam teşekküllü hastane koşullarında, bu konuda deneyimli anestezi uzmanı ve pedodontist işbirliği altında, ekip çalışmasıyla yapılmalıdır. İşlem öncesinde çocuğun anestezi uzmanı tarafından yapılacak muayenesi ile işlemlere engel bir durum olup olmadığı tespit edilmelidir.